Bitkilerin Gücü Part-2
FESLEĞEN
Ballıbabagiller ailesinden, anayurdu Güney Asya olan, 20-40 cm. boyunda, uzun ömürlü otsu bir bitkidir. Güçlü bir kokuya sahip olan bu bitki uçucu yağ taşır. Fesleğen haziran-eylül aylarında pembemsi veya sarımtırak beyaz çiçekler açar. Asıl vatanı Hindistan olmasına karşılık bugün tüm Akdeniz ülkelerinde ve Türkiye'de de evlerin pencerelerinde ve bahçelerde yetiştirilmektedir. Yaprak ve çiçekleri tüm açmadan yaz başında toplanır.
Midevidir, bağırsaklarda gaz oluşumunu önleyici etkilere sahiptir.
Sindirimi kolaylaştırır, çorba ve yemeklere kokusu ve bu özelliği nedeniyle katılır.
İdrar yolu hastalıklarında şifa verir.
Gastrid ağrılarında ve mide spazmlarında iyi sonuç verir, rahatlatır.
Tohumları öksürük kesicidir.
Sinirsel veya midevi rahatsızlıklardan kaynaklanan migren üzerinde de etkilidir.
Çiçekli dallarından elde edilen fesleğen esansı da idraryolları antiseptiği, midevi ve gaz söktürücü olarak kullanılır.
Fesleğenin kokusu hem sinirleri yatıştırır, hem de sivrisinekleri uzaklaştırır.
IHLAMUR
Ihamurgiller ailesine adını veren en önemli bitkisi. Bir gölge ağacıdır, hem kerestesi güzeldir, hem de kokulu çiçekleri temmuz ve ağustos aylarında toplanıp kurutularak çay gibi içilir. Birçok çeşidi olan ıhlamurun yararları da vardır:
Sinirleri güçlendirir, gerginliği giderir.
Sakinleştirir, uyku verir.
Kan dolaşımını düzenler, kansızlığı giderir.
Böbrekleri ve mesaneyi temizler, idrar söktürücüdür..
Kum döker, taş oluşmasını önler.
Grip ve soğuk algınlığına iyi gelir, terleticidir.
Göğsü ve bronşları yumuşatır.
Balla karıştırılıp içildiğinde mide ülserine iyidir.
Küabızlığı ve bağırsak spazmını giderir.
Saç dökülmesini önler.
MAYDANOZ
Maydanozgiller familyasından, 30 ila 100 cm arasında uzayan iki yıllık bir otsu bitkidir. Gövdesi dik, içi boş ve çok dallıdır. Yeşil renkte tüysüz yaprakları saplı, güzel kokulu ve parçalıdır. Yapraklar A,C ve K vitaminleri bakımından zengindir. Tohumları ise uçucuyağ, sabit yağ ve flavon glikozitleri taşır. Çiçekleri şemsiye biçiminde toplanmış, tohumları ufak ve esmer renklidir. Tedavilerde maydanozun yaprakları, tohumları ve meyveleri kullanılır:
Meyveleri uçucu yağ içerir ve bir tür glikozit (apiin) taşır.
Kökü biraz uçucu yağ lile şeker, müsilaj ve apiin taşır.
Meyvelerden elde edilen uçucu yağ idrar arttırıcı. Midevi ve tansiyon yükseltici olarak kullanılır.
Kökü özellikle iştah açıcı, terletici ve idrar söktürücüdür.
Maydanoz yapraklarından yapılan lapalar iltihaplı yaraların iyileştirilmesinde kullanılır
Maydanozun uçucu yağı damar açıcıdır, Adet söktürücü olarak da kullanılır.
Selülit ve romatizmada iyi edici özelliklerinden yarralyanmak için günde 2-3 bardak enfüzyon olarak içilir..
KAHVE
İkiçenekliler sınıfının, kökboyasigiller familyasından, ana vatanı Afrika olan, ancak Asya ve Amerika'nın tropik bölgelerinde yetiştirilen ve 20 kadar çeşidi olan bir ağaçtır. En çok bilineni Arabistan kahvesidir. Ağacı 7-8 metreye kadar yükselir. Sivri uçlu yapraklarının kenarları dalgalıdır. Hoş kokusu olan beyaz çiçekler açar. İki çekirdekli kiraza benzer meyveler verir. Bu çekirdeklerin her birinin içinde birer tohum vardır. Bu tohumlar da kafein alkoloidleri içerir.
Kan dolaşımını sağlar
Uykuyu kaçırıp düşünmeyi kolaylaştırır
Uyuşturucu maddelerle zehirlenmelerde yararlıdır
Boğmaca öksürüğünü keser
Ağrıları yatıştırıcı etkisi vardır
Fazla içildiğinde uykusuzluk, sinirlilik ve çarpıntı yapar
BİBERİYE
Akdeniz çevresinde çok yetişen bu bitki Kuşdili diye de bilinir. Ballıbabagiller familyasındandır. Çalı görünümünde 1-2 m.ye kadar uzanan, mavi ve eflatun çiçekli, kalın iğnemsi yaprakları kokulu bir bitkidir. Yıl boyunca çiçek açar, bu çiçekler dallarıyla asılıp kurutularak da kullanılır.
Biberiye'nin çiçeklerinden baharlı ace ve serinletici biberiye esansı çıkarılır; ayrıca yaprak ve çiçeklerinde uçucu yağ, tanen, kafuru, sineol, acı madde ve organik asitler bulunur.
Biberiye öksürüğe, sinir bozukluğuna, uykusuzluk ve astıma iyi gelir.
İdrar söktürücü, safra arttırıcı, adet söktürücüdür.
Karaciğerin çalışmasını düzenler, hazımsızlığı giderir.
Çarpındtı ve sinirsel baş ağrılarında iyi sonuç verir. Kansızlığa iyi gelir.
Yağlı saçların yağını alır.
Kozmetikte cildi gerginleştirici ve canlandırıcı etkisi vardır.
Biberiye yapraklarından hazırlanan enfüzyon ile pansuman yapılır, yaralar yıkanır.
Gargara yapıldığında ağız yaralarını tedavi eder.
Kompres olarak ödemler, yaralar ve kesiklerin tedavisinde kullanılır.
Kuşburnu
Kuşkonmaz ya da yabani gül, Gülgiller (Rosacea) ailesinden birkaç cm. yüksekliğinde küçük bir ağaççık, Mayıs - temmuz aylarında yetişir, pembe beyaz renkli çiçekleri 3-5 cm. çapındadır. Bitkinin asıl yararlı bölümü, kırmızıya çalan portakal rengindeki oval meyveleridir. Bu meyveler çekirdeklerinden ayrılıp demlenerek, ezilip süzgeçten geçirilerek, reçel yapılıp yenilerek kullanılırlar. :
Kuşburnu meyveleri C vitamini (portakal kadar C vitaminine sahiptir), A ve D vitaminleri, şeker ve organik asitler açısından çok zengindir.
İçeriğindeki zengin C vitamini sayesinde güç verir, ateş düşürücüdür, organizmada savunma sistemini güçlendirir.
Vitamin kompleksi olarak kullanılır.
Diareye, mide kramlarına, sindirim sistemi bozukluklarına iyi gelir.
Bağırsakları yumuşatır, kanı temizler.
Dolaşım sistemini düzenlediği için varis tedavisinde de yararlanılır. Kuşburnu'nun 'Gül süngeri' ya da ve "gül uru" denen ve bazı gül saplarının tepelerinde bulunan saçaklı başları da meyvesi kadar yararlıdır. Gül süngeri tonik olarak kullanıldığında:
Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır.
Yüksek ateşte terletici olarak iyi sonuç verir.
İdrar söktürücü olarak yararlanılır.
SOYA
Baklagiller ailesinden, anayurdu Uzakdoğu olan soya fasulyesi, dallı, sarılıcı sayılabilecek bir yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 1-1.5 m.dir. En eski tarımsal bitki olarak tanınır. Besin değeri çok yüksektir ve eski çağlarda sadece Çin ve Japonya'da yetiştirildiği biliniyor. Tarihi o kadar eski ki, M.Ö. 3000 yıllarında yetiştirildiği konusunda bilgiler vardır. Avrupa'ya ise ancak 18 yüzyılda girmiştir. Daha sonraki yıllarda da Amerika'da tanınmıştır. Bugün dünya üretiminin yarısını Çin, yarısını da Amerika karşılamaktadır. Soya fasulyesinin yaprakları üç yaprakçık şeklindedir. Oval şekille ve sivri uçludurlar. Menekşe sarısı renkli çiçekleri vardır. Meyvesi 2,5 tohumlu olup fasulye gibi hafifçe kıvrık ve tüylüdür. Tohumları küçük birer kürecik halinde ve beyaz renklidir. Bir yanlarında da siyah lekesi bulunur.Bitki özellikle yağ elde etmek amacıyla yetiştirilir, son zamanlarda yemek olarak alınması da yaygınlaştı.
Soya fasulyesinin bileşiminde un ve karbonhidrat oranı az, besleyici etkisi ise yüksektir.
Şeker hastalarına önerilen gıdalardandır.
İçeriğindeki stigmasterol'den sentetik hormonlar hazırlanır.
Bitkiden elde edilen lesitin, bircok kuvvet verici prerapatın formülüne girer.
Enzim açısından çok zengin olan tohumları protein bakımından da yüksek değer taşıdığından (%36) şeker hastaları için soya ekmeği yapımında kullanılır.
SOĞAN
Zambakgiller ailesinden keskin kokulu, iki velya daha uzun ömürlü yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan otsu bu bitkinin anayurdu doğudur. Toprak altındaki yuvarlak kısmı (soğan) değişik biçimlerde, renklerde ve irilikte; yaprakları ise içi boş silindirimsi ve sivridir. Soğanın bileşiminde uçucu ve sabit yağlar, şekerler, vitaminler, mineraller, fermentler ve amino asitler bulunur.
Dahilen iştah açıcı, midevi ve idrar söktürücüdür.
Haricen cerahat toplayıcı olarak kullanılır.
Antiseptik ve antibiyotik özelliği olan bir bitkidir.
Taze soğandan üst solunum hastalıklarında öksürük, nezle, bronşit ve diğer hastalıklarda antiseptik olarak yararlanılır.
Sindirim sisteminde dezenfekte edici etkisi vardır.
Bağırsak parazitlerini öldürür.
Mide ve bağırsak sancılarını dindirir.
Pişirildiğinde de vitaminlerini çok iyi koruyabilir.
Her türlü hastalığa karşı vücut direncini arttırır.
Aşırı sinir bozukluklarında, uykusuzluğa ve damar sertliğine de çok iyi gelir.
Ergenlik sivilceleri üzerinde de itedavi etkisi vardır.
Soğan suyu ile yapılan pansımanlar kesik, yanık ve benzeri yaraların iltihaplanmasını önler.
Külde pişirilerek hemoroid, boğaz hastalıkları ve cilt çatlaklarının tedavisinde kullanılır.
ISPANAK
Ispanakgiller ailesinden çiçekleri iki evcikli, tohumları dikenli bir yıllık olan bu bitkinin anayurdu Anadolu'dur. Ispanak killi, kumlu topraklarda yetişir. Yaaprakları nitrat, fosfat, oksalat tuzları, pesitin, şekerler, klorofil, yağ, müsilaj, saponin, demir, iyot ve B, C, P vitaminleri ile önemli oranda da A vitamini içerir. Besleyici birsebze olan ıspanağın yararlarına gelince...
Besleyicidir ve güçlendirici etkisi vardır.
Özellikle gelişme çağındaki çocuklar için çok yararlıdır.
İdrar arttırıcı ve müshil etkilidir.
Bileşimindeki demirin alyuvarların oksijen almasını kolaylaştırdığı için çevre kirliliğine karşı son derece yararlıdır.
Yüksek oranda tuzlar taşıdığından sindirim sistemi rahatsızlıklarında, karaciğer ve şeker hastalıklarında tavsiye edilir.
Tohumları da enfüzyon olarak alındığında kalbi güçlendirir ve sinirleri yatıştırır.
MARUL
Bileşikgiller ailesinden geniş ve uzun yaprakları salata yapılıp çiğ olarak yenebilen bu bitki Kuzey yarımkürede yetişiyor. Bir veya çok yıl ömürlü marulun yaprakları geniş, düz veya kıvırcık ya da uzun ve etli olabilir Tohumları da türüne göre esmer veya siyahtır. Ilık iklimleri sever. En çok bilinen türü, acı marul da denilen yabani maruldur. Ülkemizde yetiştirilen türleri kara marul, Yedikule marulu, yeşil kıvırcık salata, göbekli yeşil salata ve bostan maruludur.
Yabani marulun çiçekli dalları idrar artırıcı, antispazmotik ve yatıştırıcıdır.
Yabani marulun kurutulmuş sütü "Marul Yağı" olarak da bilinir ve uyuşturucu, uyutucu etkisi vardır. Uykusuzluk çekenlere önerilir.
Bostan marulunun yaprakları yatıştırıcı ve yumuşatıcıdır. Hafif müshil ve idrar artırıcı etkileri de vardır.
Bostan marul tohumunun da yatıştırıcı, uyutucu, hafif müshil ve süt artırıcı etkisi vardır.
Acı maruldan elde edilen damıtık su ve süt ile balgam söktürücü ilaçlar hazırlanır.
ZEYTİN
Zeytingiller ailesinden, bütün Akdeniz ülkelerinde yeşitirilen, sık dallı. Yaprak dökmeyen uzun ömürlü ve boyu 5-20 metre arasında değişen bir bitkidir. Soluk yeşil derimsi kısa saplı yaprakları vardır. Beyaz sarımsı renkte çiçekler açar, meyvesi ise ovalimsi ve önce yeşildir ancak sonradan kararıp parlak siyah renk alır. Aşılı zeytin yaprakları tanen, uçucu yağ, organik asitler ve rezin içerir.
Yaprakları ve gövde kabuğu enfüzyon olarak içildiğinde iştah açıcı, idrar söktürücü, ateş düşürücüdür.
Ağacın yaprak ve kabukları da solucan düşürücü ve tansiyon indirici ve kandaki şekeri azaltıcı etkileri vardır.
Şeker hastalarına da tavsiye edilir.
Haricen iltihaplı yaraların temizlenmesinde kullanılır.
Zeytinden çıkarılan zeytinyağında A ve E vitaminleri vardır.
Dahilen müshil ve safra söktürücü, haricen yumuşatıcı ve yatıştırıcı etkiye sahiptir.
Safra kesesi tıkanıklıklarında, kabızlıkta ve safra söktürmek için kür olarak bir hafta sabahları aç karnına alınması tavsiye ediliyor.
Karaciğer hastalıklarında ve sarılıkta da yarar sağlar.
CEVİZ
Cevizgiller ailesinden kışın yapraklarını döken, yüksek ağaç ya da küçük ağaççık olan cevizin 25 kadar türü var. Büyük çekirdekli sulu meyvesi 2-4 gözlüdür. Tüysü büyük yaprakları aromatik kokuludur. En çok bilinen türleri arasında adi ceviz, kara ceviz ve boz ceviz sayılabilir.. Yaprağı, ağacının kabuğu, bitki suyu, tomurcukları, meyvesi, filizleri ve meyvesinin yeşil kabuklarıyla ceviz, sağlığa çok yararlıdır.
Cevizin dış kabuğu yeşil, iç kabuğu sert olan meyvesi yağ ve nışasta içerir.
Adi cevizin yaprakları tanen uçucu yağ, acı madde ve juglon taşır.
Kabız, kan temizleyici ve seks gücünü arttırıcı etkisi vardır.
Bol şekerli suyu kan temizleyicidir.
Tomurcuklarından saç dökülmelerinde yararlanılır.
Başaklarının kılcal damarları sıkıştırıcı etkisi vardır.
Yaprakları ve meyvesinin yeşil kabuğu kanama ve ishal durdurmada kullanılır.
Vajinal akıntılarda, raşitizmde ve bağırsak kanamalarında yapraklarından yararlanılır.
Ceviz yaprakları kandaki glukoz oranını düşürür, bu nedenle meyvesi şeker hastalarına da önerilir.
Kozmetikte yaprakları saç rengini koyulaştırmak için kullanılır
AYÇİÇEĞİ
Bileşikgiller ailesinden sarı renkli büyük çiçekler açan, boyu 1-2 m. cıvarında sert ve kısa tüylü bir yıllık otsu bitkidir. Tohumlarından gıda, sabun ve boya sanayiinde yararlanılır. Ayçiçeği çekirdeklerinde (meyve-tohum) % 35-50 arasında sabit yağ bulunur. Bu çiçekyağı adıyla yemeklik yağ olarak üretilir. Ayrıca ayçiçeği çekirdekleri %45 oranında gliserik asit, linoleik asit, oleik asit de içerir.
Ayçiçeğinin çekirdekleri idrar artırıcı ve göğüs yumuşatıcıdır.
Ayçiçeği çekirdekleri romatizma ağrılarına, mide gazlarına ve ishale iyi gelir.
Çekirdekleri toz haline getirilip enfüzyon olarak içildiğinde iltihaplara iyi gelir.
Lapa yapılıp çıbanların üzerine konulduğunda iltihap toplayıcı etkisini gösterir.
Ayçiçeği çiçek ve yaprakları da ateş düşürücü ve balgam söktürücüdür
GÜL
Gülgiller ailesinden Kuzey yarımküresinin ılıman bölgelerinde yetişen, sayısız melezleri ve 200 türü olan bir süs bitkisidir. Dikenli çalı ya da küçük bir ağaç şeklinde biter. Çeşitli renklerde ve biçimlerde çiçekler açar., Bazı güllerin petallerinde uçucu yağ (gülyağı), tanen, gallik asit, anthacyanin ve yağlar bulunur Isparta gülü, Şam gülü ve Yağ gülü gibi gül türlerinden. gülyağı ve gülsuyu elde edilir. Gülyağı taze çiçeklerden su buharı distilasyonu ile alınan uçucu yağdır. Kırmızımtrak renkte, tereyağı kıvamında ve gül kokuludur. Parfümeride ve eczacılıkta kokulandırıcı olarak kullanılır. Gülsuyu da gülyağı elde edilmesi sırasında yan olarak çıkarılan bir üründür.
Çiçekleri şurup, gülyağı, gülsuyu halinde sağlık ve güzellik yararına kullanılır.
Gülsuyu gül kokulu ve renksiz olup antiseptik özelliğe sahiptir.
Gülsuyu haricen bazı göz hastalıklarında antiseptik olarak kullanılır.
Gül yaprakları enfüzyonu boğaz, burun ve bronşlarla ilgili hastalıklarda etkili olur.
Kür olarak, fazla miktarda antibiyotiğin neden olduğu bağırsak tahrişlerini yatıştırır.
Gülün taç yapraklarından hazırlanan şurubu güçlendirici olarak ve göğüs hastalıklarında kullanılır.
Gülsuyu cilt temizliğinde, ergenlik sivilcelerinde, siyah noktaların giderilmesinde yararlıdır.
Küçük yaralar, burkulma ve eziklerde de yarar sağlar.
Ağız ve ağız arkası iltihaplarda da gargarası tedavi edicidir
AVOKADO
Defnegiller ailesinden bu güzel ağacın anayurdu Orta Amerika'dır. Ancak Türkiye'de de Akdeniz bölgesinde yetiştiriliyor. Boyu 8-10 m. yükseklikte, kışın yaprak dökmeyen ağacın yaprakları oval şekilli, derimsi, sivri uçlu ve parlak koyu renktedir. Salkım durumunda çiçekler açar, meyvesi ise 10-15 cm. uzunlukta ve armut biçimindedir.
Gıda olarak da yararlanılan meyvenin etli kısmı sabit yağ veA, D, E vitaminleri içerir.
Meyvelerde yüzde 10-30 oranında bulunan sabityağ da protin ve vitamin içerir.
Avokado yağı cilt bakım kremlerinin bileşiminde kullanılıyor.
Avokado meyveleri ve ağacının yapraklarının kaynatılmasından elde edilen özsu, tansiyon düşürücü etkiye sahip.
Yaprakları tanen taşıdıklarından ayrıca kabız yapıcı etkiye sahiptir.
Yaprak ve dallarından su buharı distilasyonuyla elde edilen uçucu yağ parfümeride hammadde olarak kullanılır.
KAYISI






0 yorum yazılmıştır