Bitkilerin Gücü Part-1
Limon
Günlük hayatımızın bir parçası olan limon, 3.5 m. yüksekliğinde küçük bir ağacın meyvesi. Çoklukla Akdeniz bölgesinde yetişen ağaçta Mart-ekim ayları arasında güzel kokulu çiçekler açar; çiçeklerin arkasından da oval şekilli, sarı renkli, ekşi sulu meyvelerini verir.
Limon, C vitamini, sitrik asid, şeker ve müsilaj içeriyor. Stres giderer, rahatlatır ve antiseptik etkisi vardır. Mide, bağırsak ve idrar yollarındaki mikropları öldürür. İdrar söktürür, gıda zehirlenmesini önler. Dişetlerini güçlendirip dişleri beyazlatır. Skorpit hastalığında tedavi edici etkisi vardır. Ağrı kesicidir; baş ağrılarını dindirir. Damar sertliğinde, romatizmada yararlıdır.
Limonsuyu yorgunluğu alır, gribal durumlarda organizmayı güçlendirir. Boğaz iltihaplarını yatıştırmak için gargara olarak kullanılır. İshali, kansızlığı önler. Karaciğeri rahatlatır, karaciğer rahatsızlığı olanlara bolca limonsuyu içmeleri önerilir. Cilt lekelerini hafifletir; rengini açar; sadece leke üzerine sürmek bile yarar sağlar.
Limonun kabuğu organları uyarır, terleme sağlayarak toksinleri sürer. Eskiden soba üzerinde limon kabuğu yakılarak aromasıyla evin havası temizlenirdi. Limon kabuklarının kaynatılarak elde edilen suyu toksin sürücü olarak mide ve karaciğer fonksiyonlarına yardımcı olur.
Uçucu yağ ve bir tür glikoz içeren meyvenin kabuğu sıkılıp damıtılarak limon esansı elde edilir.
Limon ağacı yapraklarının idrar söktürücü, kurt düşürücü, terletici etkileri var.
Sabahları çayınızı limonla içtiğinizde, limonlu çayın az da olsa yağları parçalayıcı rolü olduğunu düşünebiliyor musunuz? Zayıflamak isteyenlerin, terletici, toksin sürücü ve yağları parçalayıcı rolü nedeniyle hayatlarına limonu sokmaları öneriliyor.
Lavanta
İnsanı ferahlatıp mutlu eden rahatlatıcı ve sakinleştirici güzel kokusuyla tanıdığımız lavanta, mavi veya morumsu çiçekler açan çalı görünümünde, dip kısmı odunsu bir bitki. Akdeniz bölgesinde yetişir; İngiliz lavanta çiçeği ve Fransa'da Provence lavanta çiçeği en ünlüleridir. Antiseptik etkisi vardır.
Lavanta losyonu, ferahlatıcı ve uyarıcı etkisiyle banyodan sonra bedeni canlandırmak için masaj yapılarak uygulanır; antiseptik özelliğinden dolayı elleri temizlemek için de kullanılır.
Lavantanın uçucu yağı enfüzyon olarak alındığında rahatlatıp sakinleştirir ve uyku getirir. Karaciğer ve göğüs üzerine yapılan friksiyonlar da vücudun bu bölümlerinde rahatlama sağlayarak organ fonksiyonlarını düzenler.
Lavanta kolonyası ile friksiyon yapıldığında antiseptik ve yatıştırıcı etkisiyle yara-berelere, kesiklere, ergenlik sivilcelerinde şişkinliklere, burkulma ve eziklere iyi gelir, ateşi düşürür.
Tütsüleme yoluyla grip, anjin ve bronşit tedavilerine yardımcı olur. Kokusunun ayrıca stres giderici, sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisi vardır.
Gargara yapıldığında ağız içindeki küçük yaraları tedavi eder. Sakinleştirici olarak bir bardak sıcak suya lavanta çiçeği ile papatya atarak hazırlanan enfüzyonu da etkilidir.
Lavanta çiçekleri, evlerde çamaşır ve giysilere güzel kokusunu vermek için kullanılıyor. Lavanta kokusu aynı zamanda dokulara düşkün böcekleri de uzaklaştırır.
KARABİBER
Karabibergiller ailesinden scak ve nemli ormanlarda yabani olarak yetişen ve birçok ülkede yetiştirilen, yaprak dökmeyen tırmanıcı bir bitkidir. Yaprakları yürek biçiminde, çiçekleri sarkıktır. Küçük zeytinsi, toparlak ve sapsız, üzeri buruşuk minik (4-6 mm) meyveler verir.
Karabiber tohumları karabiber ve beyazbiber olmak üzere iki şekilde kullanılır:...
Beyazbiber, karabiberin olgun meyvelerinin kabuklarının soyulmuş halidir ve baharat olarak kullanılır.
Karabiberin olgunlaşmadan toplanıp kurutulan meyvelerinde uçucu yağ ile bir tür alkalit olan piperin vardır.
Ayrıca meyvelerde nişasta, uçucu yağ ve rezin de bulunur.
Karabiber, iştah açıcı, midevi, ateş düşürücü etkisinden başka özellikle baharat olarak kullanılır.
YEŞİL BİBER
Patlıcangiller ailesinden Güney Amerika kökenli, boyu 1 metreyi bulan bir ağaççıktır. Ilıman iklimlerde ve tropikal ülkelerde yetişir ve birkaç yıllık ömrü vardır. Çeşitli şekil ve renklerde, çoğunlukla acı olan meyveleri sebze ve bahar olarak yemeklerde kullanılır. Beyaz çiçekler açar,yaprakları ise uzun saplıdır. Biberin 700 civarında türü vardır.
Taze biber bol miktarda A provitamini, C, B1, B2 ve E vitaminleri içerir.
Özelilkle de A Ünite (690) ve C ünite (106) bakımından çok zengindir.
Ayrıca ekstre ve tentürü romatizmal ağrılarda haricen kullanılmaya yönelik kapsaisin ve alkaloidin içerir.
Mide salgısını arttırdığı için gastrid ve ülserlilere tavsiye edilmez.
Biber yemeklerde koku ve tadlandırıcı olarak kullanılır.
Uzun yeşil biber, dolmalık biber, çarliston biberi gibi türlerinin salatası, turşusu ve sayçası yapılır.
NANE
Daha çok kokusuyla sevdiğimiz nanenin de bitki olarak birçok erdemleri var. Tüylü otsu bir bitki olan nane, nemli yerlerde yetişir, ayrıca bahçede yetiştirilen bir türü de var. Başak biçiminde beyaz, pembe veya morumsu çiçekler açar.
Taze ya da kurutulmuş olarak kullandığımız naneden elde edilen nane esansı, likör ve kolonya yapımında, şekercilikte ve eczacılıkta kullanılır.
Kurutulmuş nane yaprakları sakinleştirici, serinletici, uyarıcı, sindirimi kolaylaştırıcıdır. Kurutulmuş naneyi yemeklere tat vermek için de kullanıyoruz.
Dal ve yaprakları türlerine göre değişen miktarlarda uçucu yağ taşır. Sinirsel mide bulantılarını kesici, gaz söktürücü ve koku verici olarak kullanıldığı gibi baş ağrılarında, çarpıntılarda da etkilidir. Ayrıca karaciğer ve pankreas işlevlerini destekler, aynı zamanda idrar söktürücü ve kurt düşürücüdür.
Bahçe nanesinin çiçekli ve yapraklı dallarından su buharı distilasyonu (damıtımı) ile elde edilen uçucu yağ, nane esansı olarak hafif antiseptik, ferahlatıcı, koku verici ve mide bulantılarını kesici olarak kullanılır.
Nane yağı "mentol"; antiseptik, antimycotik (mantar üremesine karşı) serinletici ve uyuşturucu etkiye sahip. Kozmetikte tonik olarak, canlandırıcı, dezenfekte edici ve ferahlatıcı etkisi nedeniyle kullanılır.
ADAÇAYI
Özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ve Haziran-Temmuz aylarında mavimsi mor renkte menekşeye benzer çiçekler açan bu kısa boylu (30-60 cm.) şifalı bitkinin 70 kadar türü var. Güzel kokulu, tüylü ve beyazımsı yaprakları ilk çağlardan beri tedavi alanında kullanılmıştır. Bu yapraklar, içeriğindeki yararlı maddelerinin en yoğun olduğu öğle saatlerinde toplanıp kurutulmaya bırakılıyor.
Birçok alanda kullanılan bitkinin içeriğinde tanen, acı maddeler, aktif maddeler ve uçucu yağ bulunur.
Kurutulmuş yaprakları çay gibi demlenerek içilir. Spazm çözücüdür, kan dolaşımını etkiler, sinir sistemi fonksiyonlarını düzenler, böbrek tembelliği, romatizma ve migrene iyi gelir.
Bitki çayı gargara olarak kullanıldığında dişeti ve bademcik iltihaplarına iyi gelir.
Antiseptik özelliği ile yaralarda, çıbanlarda, apselerde ve şişliklerde kompres olarak tedavi edici etkisi vardır.
Kusmaları ve sürekli ishalleri önler, adet düzenleyicidir.
Adaçayının yapımı: 40 gr. Yaprak bier litre suda iki dakika kaynatılıp süzülerek içilir.
ZAKKUM
Zakkumgiller ailesinden, Akdeniz bölgesi sahillerinden Suriye'ye kadar uzanan geniş bir alanda yetişir. Sık dallı, boyu 3 veya 5 m.ye kadar uzanan ve kışın yaprak dökmeyen zehirli bir bitkidir.
Yaprakları tanen, reçine, glikoz, C vitamini ve Oleandrin içerir.
Kabukları uçucu yağ, sabit yağ ve reçinemsi bir bileşik ve glikozitler taşır.
Tohumlarının bileşiklerinde de glikozitler bulunur.
Tamamen zehirli bir bitki olduğundan ev ilaçlarında kullanılması sakıncalıdır.
Tıbbi miktarlar üzerinde alındığında kalp yetmezliği ve ishal ile kendini gösteren zehirlenmelere yol açar.
OKALİPTUS
Mersingiller familyasından,. anayurdu Avustralya olan her zaman yeşil, büyük bir ağaç türüdür. Bazılarının boyu 150 m.ye ulaşır, ender olarak küçük ağaç türleri de görülür. Beyaz, sarı veya kırmızı çiçekler açar. Tepesinden birkaç yarıkla açılan kapsül şeklinde meyveler verir.Sıtma ağacı da denen okaliptusun çoğu Avustralya, bazıları da Malezya'da yetişen ve birbirinden ayırdedilmesi güç 160 kadar türü vardır. Yurdumuzda Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilir. Tedavide kullanılacak okaliptüs yaprakları ağaçların yaşlı dallarından toplanıp gölgede kurutulur. Bazı türlerin taze yapraklarından kafura benzer kokuda, serinletici ve lezzetli okaliptus esansı denen uçucu bir yağ elde edilir. Yaprağı içindeki uçucu yağdan dolayı antiseptik özelliğe sahiptir.
Öksürüğü keser, balgam söktürücüdür, göğsü yumuşatır
Bronşite ve diğer solunum yolu hastalıklarına iyi gelir,
Nezleye faydalıdır,
Ateş düşürücüdür,
Astım ve nefes darlığı rahatsızlıklarında akla ilk gelen doğal tedavidir,
Boğaz ve burun iltihaplarını giderir,
Sıtmanın önünü alır.
ANASON
Maydanozgillerden, boyu yarım metre kadar olan hemen hemen köksüz bir yıllık otsu bitkidir. Anavatanı Asyadır. Çiçekleri beyaz ve küçük; meyveleri ise tüylü, küçük ve armut biçimindedir. Kokulu ve acı lezzetli meyvelerinde "anetol" vardır. Anason meyveleri temmuz ve ağustos aylarında toplanıp güneşte ya da gölgede kurutulduktan sonra dövülerek kuru bir yerde saklanır.
Anason tohumlarında nışasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunur.
Bağırsak gazlarına, hazım bozukluklarına karşı etkilidir.
İştah açıcı ve süt artırıcıdır.
Göğsü yumuşatır, adet düzenler.
Tıpta tercih edilen türü yeşil anasondur (Pimpinella anisum).
Yeşil anasonun tohumlarının salgı bezleri, kalp basıncı ve soluk alma üzerinde düzenleyici etkisi vardır.
Vücudun enfeksiyonlara karşı koyma gücünü artırır.
Sindirim sistemi bozukluklarından kaynaklanan migren, baş dönmesi, karın ağrısı gibi rahatsızlıkları giderir.
Öksürük, astım ve bronşite karşı da etkilidir.
Beyin yorgunluğunu giderir, sinirleri yatıştırır, uyku verir.
Cinsel arzuları kamçılar
ÇİLEK
Gülgillerden, çok çeşidi bulunan uzun ömürlü sürüngen bir bitkidir. Yabanisi çayırlarda, ormanlarda yetişir. Özel olarak bahçelerde yetiştirilen çeşidi de vardır. Beyaz çiçek açar, kokulu kırmızı, pembe ve beyaz meyveler verir. Meyveleri, olgunlaştığı mayıs ve haziran aylarında koplanır. Türkiye'de yetişen türleri arasında orman çileği, frenk çileği, Karadeniz Ereğlisi çileği, Osmanlı çileği, Arnavutköy çileği rağbettedir.
Orman çileği ya da yabani çilek, Karadeniz kıyılarında ve ormanlarda yetişir, küçük meyvelerinin tadı ve kokusu hoştur.
C vitamini içerir, serinletici ve iştah açıcıdır.
Tanen içerdiğinden peklik vericidir.
Kök sapı idrar söktürücüdür.
Kansızlıkta ve karaciğer hastalıklarında etkilidir.
Sinir bozukluklarında ve bağırsak tembelliklerinde kullanılır.
Çilek suyu cildi koruyup iyileştirir.
Etkili bir meyve olduğundan fazlası alerjik kişilerde alerjiye yol açabilir.
Çilek yaprakları kompres olarak enfeksiyonlarda kullanılır
Koku ve tad verici olarak aperetifler arasında yer alır
ÇAM
Çamgiller familyası hayli kalabalık türü içerir.Kuzey yarımkürenin ılıman ve soğuk bölgelerinde yetişen 80 kadar tür, birçok çeşidi ve biçimiyle 40 m. yüksekliğe kadar ulaşan boylarıyla yaz/kış yeşilliğini korur. Erder olarak kısa buyluları da vardır. Bir orman bitkisidir, bütün bölümleri reçine salgılar.
Değişik türdeki bazı çam ağaçlarının gövdesinden, yaralama sonucunda neftyağı elde edilir. Bal kıvamında acı taddaki neftyağında uçucu yağ bulunur. Bu, özellikle solunum yolları enfeksiyonlarında etkili bir antiseptiktir (Tahriş edici özelliğinden ötürü böbrek hastalarına önerilmez).
Çam tomurcuklarının kaşynatılmasından elde edilen ilaç öksürük kesici olarak kullanılır.
Polenleri romatizmaya karşı çok faydalıdır.
Batı Anadolu'da yetişen Fıstık çamının çam fıstığı sabit yağ, protein ve selüloz içerir. Yemeklere katılan çam fıstığının balla ezilmesinden elde edilen macun kuvvet vericidir.
Çeşitli çam türlerinden elde edilen kurutulmuş gövde kabukları tanen içerir. Tedavide peklik verici olarak yararlıdır.
Bir çam türünün odunundan distilasyon ile elde edilen katran ruhu da dahilen ve haricen antiseptik olarak kullanılır.
Sarı çamın şubat-mart aylarında tomurcuklarının kesilip kurutulmasıyla elde edilen çay hafif bir idrar söktürücüdür. Solunum sistemi hastalıklarında yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak kullanılır.
Kokulu, keskin lezzetli Çam yaprağı esansından da, yatıştırıcı ve antiseptik olarak yararlanılır. Merhem halinde haricen romatizmal ağrılarda ağrıyan yere sürülerek kullanılır.
ELMA
Gülgiller ailesinden, Türkiye'de bol miktarda yetiştirilen bir ağaçtır. Pembe çiçekler açar, kabuğu sert ve parlaktır. Kırmızıdan yeşile kadar olan renklerde, değişik tat ve kokularda meyve verir. En yararlı bölümü de bu meyvesidir. Elma içinde şeker, protein, metal tuzları, B veC vitaminleri bulunur.
Elma serinletici ve yatıştırıcıdır.
İdrar söktürücü etkisi vardır.
Bağırsakları yumuşatır.
Diareye karşı kullanılır.
Bronşite, nezleye iyi gelir. Ateş düşürür.
Çiğ ya da pişirilerek yendiğinde kan temizleyicidir.
Sabah yenen elma yağları yakmaya, akşam yenen ise rahat uyumaya yardımcı olur.
Elma ağacının kabuğu uyarıcıdır.
Elma kabuğunun, gevşemiş deriyi ve damarları germe, sıkıştırma gibi etkileri vardır.
Elma çiçeği, yaprağı ve kabuğunun karışımını böbrek iltihaplarında etkili olur.
Elma çiçekleri ve yaprakları idrar söktürücüdür.
Çiçek ve yaprakların ilkbaharda, meyveleri olgunlaştığında toplanır
GINKGO BİLOBA
Sadece Çin'de yetişen ve 190 milyon yıllık geçmişe sahip olduğu düşünülen uzun ömürlü bir ağaçtır. Geleneksel Çin tıbbında önemli bir yere sahiptir. Bugün de batı tıbbı ağacın yapraklarından ve meyvelerinden preparatlar hazırlamaktadır. Ginkgo Biloba, kan dolaşımını uyarıcı ve güçlendirici, anti-astmatik, kramp çözücü, anti-alerjan ve iltihap önleyici özelliklere sahip.
Anti-alerjik etkisi nedeniyle astıma karşı başarıyla kullanılıyor.
Beyne daha fazla kan ve oksijen ulaşmasını sağlayarak belleği güçlendiriyor.
Olası bir kalp krizine karşı önleyici olarak veriliyor.
Bunamaya karşı koruyucu olarak öneriliyor.
Yüksek kan basıncı ve damar sertliğinde olumlu etkiye sahip.
Yapılan araştırmalar, bu bitkinin gelecekte bağışıklık problenmlerinde, skleroza karşı ve organ nakillerinde olası sorunların giderilmesinde kullanılacağını göstermekte.
PAPATYA
Bileşikgiller ailesinden bir kır bitkisidir. Papatyanın birçok türleri vardır: Mayıs papatyası, kır papatyası, Alman papatyası, Rumi papatya, Boyacı papatyası gibi...
Yol kenarlarında, kırsal bölgelerde bahar aylarından itibaren çiçeklenir: Avrupa'nın bazı ülkelerinde özel olarak yetiştirilir. Tedavi amacıyla kullanılan türü, 20-25 cm yüksekliğinde otsu bir kır bitkisi olan Mayıs papatyasıdır ve nisan ile eylül ayları arasında çiçeklenir. İnce sapsız yaprakları vardır. Çiçeğinin ortası sarı tüp biçiminde çiçeklerden, kenarları ise 12-20 adet dil biçiminde beyaz yapraklardan oluşur. Mayıs ayında etkinliğinin doruğunda iken sapsız olarak toplanıp havadar bir yerde kurumaya bırakılır. Çiçeklerin içeriğinde acı madde, tanen ve glikozitler vardır. Meyvesi sarı renkte uçucubir yağ taşır.
Papatya her şeyden önce bebeklerin koruyucusudur.
Ateş düşürücü, yatıştırıcı, terletici ve spazm çözücüdür.
Diş etleri ve bademcik iltihaplarında gargarası iyi edicidir.
Uçucu yağı içerden kullanıldığında spaz giderici, anestezik ve dezenfektan, dışardan friksiyon olarak kullanıldığında ağrı kesicidir.
Losyon olarak böcek sokmalarına etkilidir.
Uçucu yağı ile yapılan friksiyonlar yüz sinirleri ağrılarında ve migrende yatıştırıcıdır.
Papatya suyu saç rengini açmakta da kullanılır.
Papatya çayı mide rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Mide mukoza hatta ülser tedavisinde yararlanılır.
Kronik nezle, kronik ağız boşluğu iltihabının tedavisinde papatya buğusundan yararlanılır.
Papatya yağı ile yapılan friksiyonlar romatizma ağrılarını yatıştırır.
BADEM
Gülgiller ailesinden, baharda pembe beyaz çiçekler açan küçük bir agaçtir. Yesil renkteki tüylü meyvesi çagla halindeyken yenir, olgunlastiktan sonra sertlesen kabugun içi yenir. Türkiye’de aci badem ve tatli badem olarak çesitleri vardir. Tedavide kullanilan kismi meyvesidir. Tohumlarindan elde edilen sabit yagda, yani bildigimiz bademyaginda sekerler ve emülsin vardir.
Eczacilikta pomat hazirlamakta kullanilir. Bademin birçok yararlari var:
Bedensel ve zihni yorgunlugu giderir.
Sütle içildiginde mideyi güçlendirir.
Distan lapa ve merhem olarak kullanildiginda agri kesicidir.
Böbrek, mesane ve idrar yollari iltihaplarina iyi gelir.
Bronsit, bogaz agrisi, anjin, bas agrisi ve akciger hastaliklarinda faydalidir.
Kabizligi giderir, müshil etkisi yapar.
Toz haline getirilmis badem kozmetikte maske yapiminda kullanilir.
Aci badem tohumlarindan su buhari distilasyonuyla elde edilen aci badem suyu koku verici ve öksürük kesici olarak kullanilir.
SARMAŞIK ve DUVAR SARMAŞIĞI
Sarmaşıkgiller familyasından havai kökenleriyle tutunup tırmanan, her zaman yeşil odunsu bir bitkidir. Uzun ya da kısa saplı yapraklarının kenarları düz, kaba ya da etlidir. Sarmaşık, yaprakları her mevsim toplanabilen bir bitkidir. Erdişi çiçekleri ya tek tektirler ya da şemsiye durumunda biraradadırlar. Meyveleri ise yuvarlak, etli ve üzümsüdür.İçinde tek tohumlu beş küçük çekirdek bulunur.
Duvar sarmaşığı 20-30 metreye kadar yükselebilen veya yerde toprak üzerinde halı gibi yayılan bir sarmaşık türüdür. Meyvesi siyah, toparlak, çiçekleri salkım durumundadır. Yaprak ve meyveleri saponin özelliğinde hederin adlı bir lukozit taşır.
Meyvelerin müshil, damar daraltıcı ve kusturucu etkileri vardır.
Ev ilaçlarında kesinlikle dahilen kullanılmamalıdır.
Sarmaşık yaprakları tanen, saponin, organik asit içerir.
Yaprakları haricen yaraların tedavisinde kullanılır.
Bazı sarmaşık türleri sıkıştırıcı özellikleri nedeniyle vücut bakım ürünlerine katılır.
DEFNE
Defnegiller familyasından boyu 8-10 metreyi bulan her zaman yeşil yapraklı bir ağaçtır. Derimsi yaprakları tam kenarlı, çiçekleri ise küçük ve yeşilimsi, tek cinsli, iki evciklidir. Çiçekleri çoğunlukla demetler halinde bulunurlar. Meyveleri üzümsü olan defnenin Akdeniz kıyılarında ve Kanarya adalarında yetişen iki türü vardır. Akdeniz defnesi ağaççık halindedir. Yuvarlak tepeli, sık dallı bir defne türüdür ve boyu bazen 10 metreye kadar uzayabilir. Yaprakları sarımsı yeşil renkte, özel kokulu ve baharlıdır.
Defne yaprakları tanen, acı madde ve uçucu yağ içerir.
Terletici, antiseptik ve midevidir.
Et ve balık yemeklerine lezzet ve koku verici olarak kullanılırlar.
Diş ağrıları, hazımsızlık ve müzmin bronşite karşı enfüzyon olarak kullanılır.
Acı lezzetli ve baharlı olup parlak siyah renkli üzümsü meyvesi uçucu yağ, nışasta ve sabit yağ taşır.
Defnenin meyvesinden elde edilen keskin kokulu yağ merhem olarak haricen romatizma ağrılarına ve parazite karşı kullanılır.






0 yorum yazılmıştır