Sağlıklı Olmak İçin İpuçları - Öfkeye fındık, kaygıya çorba

 

 

Öfkeye fındık, kaygıya çorba

 

Ruh haliniz beslenmenizi ve tükettiğiniz besinleri etkiliyor. Hayal kırıklıkları, endişe, bezginlik, aşırı öfke, çekingenlik için ideal yiyecekler var. Neler mi?

 

 İşte diyetisyenlerin önerileri;

 

* Yorgunluk: Kivi en etkili meyva... Portakal, havuç, biber ve maydanoz da oldukça etkili. Bu sebze ve meyvalar aynı zamanda özgüven eksikliğine iyi geliyor.

 

* Bezginliğe: Kalsiyum açısından zengin olan süt, yoğurt ve peynir bire bir...

* Çekingenlere; Fosfor açısından zengin olan balık haftada 3-4 öğün öneriliyor. Bu besinler çekingenlikten çabuk kurtulmanıza yardımcı olurken kendinize olan güveni tekrar kazanmanızı sağlar.

 

* Öfkelenince bir avuç fındık: Sinirliyken yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık tüketilmesi uygundur. Kafeinli içeceklerden ve kırmızı etten mümkün olduğunca uzak durun.

 

* Çorbayla kaygınızı yenin: Kaygı veya endişe durumunda vücutta aşırı sıvı kaybı olacağından hafif çorba, komposto ve meyve suyu için.

 

* Hayal kırıklığına kerevizli formül: Sebzelerin hayal kırıklığını hafifletici özellikleri vardır. Özellikle enginar ile kereviz yaşadığınız hayal kırıklığını kısa zamanda atlatmanıza yardımcı olur.

 

 

Bu yiyecekler hafızayı güçlendiriyor

 

 Unutkanlığa karşı hangi sebze meyveleri tüketmeniz gerekiyor biliyor musunuz?

Havuç: Hatırlama yeteneğimizi arttırır, çünkü havuç beyin metabolizmasını canlandırır. Bir şey ezberlerken bir ufak tabak sıvı yağlı havuç salatası yiyin.

Ananas: Tiyatro sanatçılarının ve müzisyenlerin ihtiyacı olan bir meyvedir. Örneğin uzun bir metin ezberleyebilmek için fazla miktarda C vitaminine ihtiyaç vardır. Ayrıca önemli bir eser halinde element olan mangan içerir.

Isırgan otu: Hafızayı kuvvetlendiren besinlerdendir. Özellikle sınavlara hazırlanan çocukların çayına ilave edilmesi veya doğrudan ısırgan çayı içirilmesi yerinde olur.

Kabak: Hafıza için eşsiz bir besindir. Özellikle zeytinyağlı yemeği yapılarak tüketilmesi önerilir. Uzmanlar haftada birkaç kez yenmesinin hafıza üzerinde olumlu etkileri olduğuna dikkat çekiyor.

 

 

Sağlıklı Olmak İçin 35 Öneri:

 

İngiliz Daily Mail gazetesi; doktorların, diyetisyenlerin, terapistlerin, yazarların ve ünlülerin görüşlerine başvurarak, sağlıklı yaşamanın yolunu 35 maddede özetledi.

Sağlıklı olmak ve öyle kalmak için yapılan 35 öneri bugüne dek tek tek önerilen ve pek çok faydası bulunan önerilerin aslında toplanmış ve özetlenmiş bir halinden örnek. Ancak yüzlerce önerilerin arasından seçilen ön palana çıkan bu 35 madde hiç de yabana atılmaması gereken önerilerden oluşuyor.:

 

1. Boynunuzu rahatlatın.

Her gün boynunuzu rahatlatan egzersizler yapmayı ihmal etmeyin. Kronik baş ağrılarının büyük bölümünün nedeni, boynun üst kısmındaki sinirlerde, çok oturmaktan kaynaklanan zedelenmelerdir.

 

2. Asitli içecek yasak.

Bu tür içeceklerin içindeki asitler, diş minelerinin zayıflamasına neden olur. Bu soruna en çok çocuklarda rastlanır. Meyve sularında da belirli miktarda asit bulunduğundan, onları da biraz sulandırarak içmek gerekir. Aslında en iyisi, su içmektir.

 

3. Kalbinizi iyi koruyun.

Kalbinizi kontrol ederek, size ne tür ipuçları verdiğini anlamaya çalışın. Her zaman yaptığınız egzersizlerin sonunda, ya da işyerinizdeyken göğsünüzde rahatsız edici bir ağrı oluyorsa, bir doktora görünmenin vakti gelmiş demektir.

 

4. Hazır yemeklerin keyfini çıkarın.

Birçok insan, aşırı yağlı oldukları için fast-food'dan uzak durur. Oysa, çok yağlı olmadığı sürece, bu tür yemeklerin arasında da sağlığınız için faydalı olanları vardır. Hint ve Çin yemeklerini deneyebilirsiniz örneğin.

 

5. Ayaklarınıza önem verin.

Her akşam, ayak parmaklarınızı içe doğru kıvırın ve evin içinde bu şekilde on dakika boyunca yürüyün. Bu egzersiz, dengenizi mükemmelleştirmek ve ayak bileklerinizdeki ağrılardan kurtulmak için idealdir.

 

6. Sebze yeyin.

Kanserden korunmak için, selenyum yönünden zengin besinleri daha çok tüketin. Selenyum, kanserin en önemli düşmanlarından biridir ve en çok koyu yeşil, lifli sebzelerde bulunur.

 

7. Yüzün. Yüzmeye başlamak için hiçbir zaman geç değildir. Yüzme, vücudunuzdaki tüm kasları çalıştırır.

 

8. Balık yeyin.

Haftada en az iki kez uskumru, sardalya ve somon gibi derin deniz balıkları yiyin. Balık yağında bulunan omega 3 adlı asit, neredeyse bütün hastalıklara iyi gelmektedir.

 

9. Alkol kullanmayın.

Alkol kullanmayın, alkolün azının sağlığa yararlı olduğu fikirlerine de itibar etmeyin.

 

10. Uykunuza dikkat edin.

Her gece sekiz saat uyumaya çalışın. Geç yatmak zorunda kaldığınız gecelerde ise alkol almamaya dikkat edin.

 

11. Temizlik maddelerinizi yenileyin.

İçinde birçok zararlı kimyasal madde bulunan çamaşır suyu gibi temizlik maddelerinizi seçerken dikkat edin. İçinde çok fazla kimyasal bulunan maddeler, çocuk astımına davetiye çıkarmaktır.

 

12. Kulakları temizlerken dikkat edin.

Kulak çubuklarıyla yapılan temizlikte dikkatli olmak gerekiyor. Dikkatsiz bir temizlik sırasında kulak zarına hasar verilmesi hiç de az rastlanan bir durum değildir.

 

13. Spor yaparken sakatlanmayın.

Spor yaparken, önemli olanın çok çalışmaktan ziyade akıllıca çalışmak olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Birçok insan aşırı yorucu egzersizler yaparak sakatlıklara davetiye çıkarır.

 

14. Yaşınız konusunda dürüst olun.

Kaç yaşında olursanız olun, o yaşın tadını çıkarmaya bakın. Kendinizi sosyal ortamlardan dışlamayın.

 

15. Zührevi hastalık testi yaptırın.

Bir tür zührevi hastalık olan chlamydia (en önemli belirtisi, idrar yollarındaki kaşıntı hissidir), şu an tüm yetişkinlerin yüzde 4'ünün başını ağrıtıyor. Tedavisi son derece kolaydır; ama tedavi edilmezse, daha ciddi sorunlara dönüşebilir.

 

16. Gözlerinize iyi bakın.

Gözler, en kolay mikrop kapan organlarımızdandır. Gözlerinizi ovuşturmadan önce ellerinizi yıkamayı unutmayın. Kullandığınız havlunun temiz olmasına da dikkat edin.

 

17. Kahvaltısız olmaz.

Kahvaltı, günün en önemli öğünüdür. Sabah saatlerinde bol vitaminli yiyecekler yemeye özen gösterin.

 

18. Duyguları bastırmayın.

Ağlamak bir zayıflık işareti değildir. Kendinizi boş yere sıkarak, çeşitli psikolojik rahatsızlıklara davetiye çıkarmayın.

 

19. Gölgeden yürüyün.

Güneşin güçlü ışıklarına doğrudan maruz kalmak cildinize zarar verecektir.Yaz aylarında özellikle dikkatli olun.

 

20. Kemik sağlığına önem verin.

Kemik erimesi, 50 yaşını geçmiş kadınların üçte birini etkiliyor. Bunu önlemek için kilonuza dikkat edin ve egzersiz yapın.

 

21. Dik yürüyün. Yürürken ve otururken sırtınızın dik durmasına dikkat etmek çok önemlidir. Bu sayede, sırt ve bel ağrılarının önüne geçmiş olursunuz.

 

22. Sporu abartmayın.

Birçok insan, düzgün bir vücuda sahip olma hayaliyle spora birdenbire yüklenip sakatlanıyor. Vücudunuzun, yaptığınız spora alışması için ona zaman tanıyın.

 

23. Su için.

Vücudunuzdaki sıvı miktarının doğru seviyede kalması gerekir. Her gün en az iki litre su için. Böylece fazla kiloların bedeninize yerleşmesini de önlemiş olursunuz.

 

24. C vitamini alın.

Günün büyük bölümünü çalışarak geçirenler daha fazla C vitamini alarak yorgunlukla savaşabilir.

 

25. Doktorunuza karşı dürüst olun.

Herhangi bir rahatsızlık nedeniyle doktora gittiğinizde, canınızı sıkan rahatsızlık her neyse doktorunuza doğrudan söylemekten çekinmeyin. Doktorunuzun, hastalıkların ne olduğunu anlaması için kesin belirtilere ihtiyaç duyduğunu ve zihninizi okuyamayacağını aklınızdan çıkarmayın.

 

26. Sigarayı bırakın.

Sigara, birçok kanser çeşidinin ana sebeplerinden biridir.

 

27. Başınızı kuma gömmeyin.

45 yaşının üstündeki erkeklerin mutlaka prostat kontrolünden geçmesi gerektiğini unutmayın. Prostat kanserinin tedavisi, eğer hastalık erken bir evrede teşhis edilmişse, son derece kolaydır.

 

28. İnançlı olun.

Ruhsal yönünüzü geliştirmek, kendinizi daha güvende ve rahatlamış hissetmeniz açısından önemlidir.

 

29. Dans edin, jimnastik yapın

Dans etmek, en eğlenceli egzersizlerden biridir. Müzik ve ritm vücudunuzun diri kalmasını sağlar.

 

30. Kalbiniz için yürüş yapın.

Her hafta en az beş kez, 30-40 dakikalık yürüyüşler yapın. Yürüyüş, kalp sağlığı için çok önemlidir.

 

31. Ceviz yeyin.

Daha sağlıklı ve uzun bir yaşam için her gün ceviz yeyin. Araştırmalar, düzenli olarak ceviz yemenin, insan ömrünü 10 yıla kadar uzattığını gösteriyor.

 

32. Merdiven kullanın.

Asansör yerine merdivenleri kullanmayı tercih edin. Merdiven çıkmak, ideal bir kardiyovasküler egzersizidir.

 

33. Yaratıcı yönünüzü öne çıkarın.

Birçok yetişkin, gündelik hayat içerisinde yaratıcılıklarını kullanamamaktan yakınır. Yaratıcı yönünüzü keşfetmek için zaman ayırın.

 

34. Uzaklaşın.

Zaman zaman gündelik sorunlardan uzaklaşmak iyi bir fikirdir. Kendinize sessiz bir ortam yaratın, televizyonu kapatın ve sessizliğin keyfini çıkarın.

 

35. Şarkı söyleyin.

Şarkı söylemeye başlamak için hiçbir zaman geç değildir. Araştırmalar, şarkı söylemenin endorfin hormonunu arttırdığını gösteriyor, unutmayın.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kabızlık, Hazımsızlık, Baş, Ağrıları, Basur, Ateş, Gıda Zehirlen

Kabızlık
Tuvalete hiç çıkmama veya çok seyrek çıkmaya kabızlık, peklik ya da inkıbaz denir. Tıp dilinde ise konstipasyon adı verilir. Yeterince sulu şeyler yememe, sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı, sindirim sistemi bozuklukları, hormon dengesizliği, basur, fıtık boğulması, kabızlığı doğuran nedenler arasındadır. Ayrıca günlerinin büyük bir kısmını oturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde ve yaşlılarda görülür. Öncelikle kabızlığa neden olan hastalığı tespit etmek gerekir. Esas nedeni tespit etmeden alınacak müsil ilaçları kötü sonuçlar doğurabilir. Kabız omayı önlemek için, sebze çorbaları ve yemekleri, mercimek, ıspanak, salata, balık ve çavdar ekmeği yemek çok faydalıdır. Ayrıca erik reçeli, bal, üzüm, kayısı veya elma yemek; bol su veya şerbet içmek de yararlıdır. Müzmin kabızlıktan şikayet edenlerin de; fazla et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi yiyecekleri azaltmaları, kahve çay ve sigarayı en az miktara indirmeleri, alkolü bırakmaları gerekir. Kabızlığı gideren ilaçların fazla miktarda ve uzun süre kullanılması kötü sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ilaçları kullanırken tavsiye edilen miktarları aşmamak gerekir.

 

* Dışkının kurumasını önlemek için günde en az 8 bardak su içmelidir. Alkol ve kafeinli içeceklerden kaçınmalıdır.

* Lifli yiyeceklerin (sebze, meyve, kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri, kepek, patates kabuğu vb.) tüketimini arttırmalıdır. Bu maddeler sindirilmediği için dışkıyı hacimli ve yumuşak tutar. Beyaz ekmek ve peynir gibi işlenmiş yiyecekleri azaltınız.

* Düzenli egzersizlerin (yürümek, karın kaslarını güçlendirici hareketler) vücut fonksiyonlarını iyileştirici ve karın kaslarını güçlendirici etkileri kabızlığın önlenmesinde de yararını gösterir

Kabızlığa karşı alınan ilaçlar sadece kısa süre alınmalıdır. Sürekli alınırsa bağırsak artık ilaçsız çalışmayacak duruma gelir. Ayrıca bir süre sonra bağırsakların alıştığı bu ilaçlar etkisiz olur. Ayrıca ilaçların yan etkileri ve zararları da vardır.

 

ANUS KAŞINTISI

Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.

 

ATEŞ
Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.

 

BASUR
Son bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve kanamalarına; halk arasında basur, tıp dilinde hemoroid denir. Başka bir hastalığın da belirtisi olabilir. kabızlık, hamilelik, şişmanlık, soğuk yerlerde fazla oturma, alkol alışkanlığı ve son bağırsaklardaki bazı hastalıklar, basura neden olur. Basurlar iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır. İç basur; makatın içinde meydana gelen basurlara verilen isimdir. Dış basur; makatın dışında, küçük, yuvarlak, eflatuni renkte tümörlerdir. Tedavide ilk şart, kabızlığı gidermektir.

 

BAŞ AĞRILARI

Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.

GIDA ZEHİRLENMELERİ

Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür. Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. Baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet eder. Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.

 

HAZIMSIZLIK
Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür. Tedavinin ilk şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir. Et yemekleri de mümkün olduğu kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek yenmez. Yemeklerden sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca süt ile birkaç galete yenir.

 

ÖKSÜRÜK
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. - Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. - Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. - Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz'un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır

 

KARACİĞER YETERSİZLİĞİ

Karaciğerin görevini yeterince yapmaması sonucu görülen bir hastalıktır. Belirtileri bağırsaklarda gaz, karın şişliği, sağ böğürde ağrı, burun kızarması, solgun renk, yüz ve elde çil gibi lekeler, paslı dil, ağızda acılık, mide bulantısı, kabızlık, çarpıntı, el ve ayak şişleri, görme ve işitmede azalma görülür. İdrar rengi, sabahları koyu, gündüz ise açık ve durudur. İdrara çok çıkılır. Hastanın çukulata, baharatlı yiyecekler, turşu, kızartmalar, ve yağlı şeyler yememesi gerekir.

 

RAŞİTİZM
Çocuklarda görülen bir çeşit kemik hastalığıdır. Nedeni, yeteri kadar D vitamini almamaktır. Çoğunlukla yeteri kadar güneş görmeyen, sıhhi olmayan, rutubetli, karanlık ve basık tavanlı evlerde yaşayan, yeteri kadar süt içmeyen ve haddinden fazla miktarda unlu gıdalarla beslenen çocuklarda görülür. Hastalık genellikle 2 yaşında ortaya çıkar. Çocukta huysuzluk ve devamlı terleme görülür, iştahı azdır. Bazıları kabızlık çeker, bazıları da ishal olurlar. Adaleleri gevşektir. Derileri soluk ve kansızdır. Dişleri geç çıkar ve erken çürür. Ayakta durmayı ve yürümeyi geç öğrenir. Bacak kemikleri çarpıktır. Düztabanlık görülür. Deniz, kum veya güneş banyoları, kış aylarında da, haftada 3 kere ılık banyo yaptırmak yaralıdır.

 

SIRT AĞRISI

Sırt ağrıları milyonlarca insanın ortak sorunu... Yapılan çok sayıda bilimsel araştırma sonucu; her beş insandan biri sırt ağrısı çektiğini göstermektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde sırt sorunları önemli bir probleme dönüştü. Bunun için sırt sağlığına özen göstermeliyiz. Aksi takdirde bu ağrılar yaşamımızı olumsuz yönde etkiler ve  işgücü kaybına uğratır. Bir çok hastalıkta da olduğu gibi sırt ağrılarından değil geç kalınmaktan korkulmalıdır. Amacımız ağrısız, hareket kısıtlılığı olmayan mutlu bir toplum yaratmaktır. 

 

SIRTIN YAPISI

Sırtın fonksiyonel yapısı; on iki omur, arkada faset eklemleri, omurlar arasında önde disk denen yastıkçılar ve arkada deliklerden çıkan spinal sinirlerden oluşur. Sırt omurga hareketleri; göğüs kafesinden dolayı, boyun ve bel omurga hareketlerine  göre daha azdır. 

SIRT AĞRILARI NEDEN OLUŞUR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Sırt ağrılarının nedeni sırtımızda omurganın her iki yanında bulunan kasların gerilmesidir. Bu gerilmenin en önemli nedeni strestir. Strese girdiğimizde ilk önce boyun kaslarımız gerilir. Bu gerilme sonucunda “C” harfine benzeyen boyun omurgamız düzleşir, omuz ve sırta giden sinirlerin çıkışları daralır, sinirler baskı altında kalır. Bu baskı ile birlikte sırttaki kaslar gerilir. Bu yüzden ağrı duyarız. Kasların uzun süre gergin halde kalması kas topaklarına neden olur. Yani tıpta fibrozit  dediğimiz oluşumlara neden olur. Bu fibrozitler en ufak  bir yorgunlukta, ağır kaldırma sonucunda, klima veya vantilatör altında uzun süre kalmada ağrılar yaratır, dayanılmaz ağrılar çekeriz. Kas gerginliğini azaltmak için farkında olmadan sırtımızı kamburlaştırır, artık son dönemlerini yaşayan ihtiyarlara döneriz. 

Bu ağrıları uzun zaman çekenler, avuç avuç ilaç alırlar, doktor doktor dolaşırlar, ömür boyu bu ağrılardan kurtulamayacaklarını düşünerek karamsarlığa kapılırlar. 

 

Ağrılardan kurtulmak mümkün mü, kurtulmak için neler yapmalıyız, nerelere başvurmalıyız?


1. İlk olarak ağrımızın nedeni belirlenmelidir. Ağrının boynumuzdan mı, sırt kaslarından mı kaynaklandığı yoksa başka bir hastalığımız mı olduğu tespit edilmelidir. Unutulmamalıdır ki akciğer hastalıkları, safra kesesi ve mide rahatsızlıkları da sırtta ağrı yapar. Teşhis öncelikle fiziki muayene, şikayetlerin dinlenmesi ile (ne yazık ki hastayı aktif olarak dinlemek çoğu zaman ihmal ediliyor ve yanlış sonuçlara yönleniliyor), sonra da MR, BT ve direkt grafi incelemeleri ile konur. EMG de bize yardımcı olur. 

2. Sonra sıra sırt kaslarının gevşetilmesine gelir. Kas gevşeticiler ve lokal etkili merhemler (bu merhemleri iyice yedirerek sürdükten sonra mutlaka en az on dakika ütüyle ısıtılmış havlu, sıcak su torbası veya saç kurutma makinesiyle sıcak uygulanmalıdır) kullanılır, ama sadece ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka fizik tedavi veya alternatifi (masaj, manipulasyon, nöral terapi, akupunktur, soft lazer) uygulanmalıdır. Fibrozitler teker teker tespit edilip yok edilmelidir. 

3. Fizik tedavi ile birlikte stres etkeni de ortadan kaldırılmalıdır. Mümkünse hastanın yaşamında stresi körükleyen unsurlarda radikal  değişiklikler yapmak, tatile çıkmak, hobilere daha uzun zaman ayırmak oldukça faydalı olur. Eğer bu değişiklikler yeterli olmazsa bir psikiyatrisin veya psikologun yardımını almak yararlı olur. 

4. Tedavi bitiminde doktorunuzun önereceği sırt kaslarını güçlendirecek egzersizleri yapmak gereklidir. Eğer gerekli ortam bulunursa sırtüstü yüzmek en iyi egzersizdir. Güneş, deniz, sıcak kum, kaplıcalar çok faydalıdır. Soğuktan mümkün olduğunca korunmak gereklidir. 

5. Tüm bu tedaviler sırasında ve sonrasında bazı hareketlerden kaçınmak gereklidir. Yerden bir şey alırken öne veya yana eğilmek yerine çömelmek, yukarı doğru uzanmak yerine bir şeyin üstüne çıkıp işimizi görmek sırt ağrısı riskini azaltır. Ayrıca sürekli pozisyon değiştirmek, yani uzun süre oturmamız gereken bir iş yapıyorsak en geç yarım saatte bir dolaşmak, aynı yerde ayakta durmaktan kaçınmak, televizyon seyrederken veya gazete okurken sırtımızı ve başımızı dayayacak koltukları tercih etmek dikkat etmemiz gereken unsurlardandır. 

6. Unutulmamalıdır ki keyifliyken yapacağımız ters hareketlerden bir sıkıntı doğmaz, ama stresliyken yapacağımız her ters hareket sağlığımızı ciddi olarak etkiler. 

 

NOT: Alıntıdır,,,

Yorum (yok) Yorum yaz!

TR'li Siteler hosting yeniListe.com
linkcenneti.com TR Site Ekle, Toplist , Sohbet , Aşk , MP3indir, Mirc , Chat , Kelebek , Tavla indir, Arkadaş, Oyun , Arama Motoru , Hikaye, Terbiyesiz Görevimiz sizi doğru adrese ulaştırmak.

evden eve nakliyat web tasarım
arkadaş turkiyeindex.com Toplist